Street Style: Jacquelyn Jablonski

Jacquelyn Jablonski, her önemli defilede, dergi kapaklarında, markaların kampanyalarında görebileceğiniz bir top model. Güzel yüzü ve saçları, asil havası ve başarısıyla benim model listemde ilk 10, tüm modeller arasında da 18. sırada, bugün de sokak stiliyle blogun konuğu.
I love Jacquely Jablonski a lot and today would like to share her street style with you guys. Enjoy!

WWW, frontrowview, Thefashionspot,Allaboutmodels.tv,BonaeLamour

Reklamlar

HERMES Roulis ‘ye Bayıldım

&nbsp

Hermes ‘in bu gördüğünüz yeni Roulis modeline bayıldım. 2011 yazında çıkmasına rağmen malum markanın adı Hermes olunca ünlülerin kollarını süslemesi biraz zaman alıyor. Modelin hem renklerine hem kullanım rahatlığına hem de genç çizgisine bayıldım. İnce metal toka çok zarif. En pahalı modeli üstte resmini gördüğünüz mykonos croco olanı. Fiyatı yaklaşık 18 bin $. Croco dışındakiler ise 6 bin ile 7 bin $ arası değişiyor. Roulis modelinde 4 farklı deri ve 33 renk kullanılmış. Constance modelini de çok sevmiştim ama açıkçası bunu daha çok beğendim.


Bizde nedense hala bir Birkin ve Kelly‘dir gidiyor. Halbuki Hermes ‘in o kadar farklı ve birbirinden güzel modelleri var ki sosyeteme biraz olsun değişiklik diyorum.

Tabi Kelly ve Birkin dışında değişiklik derken bazı isimleri bunun dışında tutmak gerek. Mesela yılda sadece 10 adet üretilen 122 bin $’lık Hermes Himalayan kullanan Ender Mermerci ve Bahar Şer. Ender Mermerci ‘nin Himalayan çantasını 2009 ‘da sizlerle paylaşmıştım. Bir de farklı modeller kullandıklarını gördüğüm Siren Ertan Çarmıklı ve Feryal Gülman var. Siren Ertan Çarmıklı da Constance, Pochette modellerini gördük. Feryal Gülman da ise Medor clutch, Constance ve Toolbox modellerini. Aylin Tahincioğlu ‘nun Jige Elan portföylerini de unutmamak gerek.

Uzun lafın kısası eminim ki yakında bu dünyalar güzeli Hermes Roulis ‘lerden bazılarını bizim ünlülerimizde de göreceğiz. Kimde diye merak bile etmiyorum. Cevap zaten yazımın içinde 🙂


Share
var a2a_config = a2a_config {};
a2a_config.linkname = “moda ve sosyete”;
a2a_config.linkurl = “www.modavesosyete.blogspot.com”;

Chloé Sevingy for Tomboy

Fashiongonerouge

PRADA ‘dan Şeker Gibi Loafers ‘lar..

&nbsp

Prada ‘nın 2012 koleksiyonundan bu gördüğünüz loafers’ların hepsine bayıldım. Özelikle beyaz, bej ve petrol yeşili olanlar nefis. Sigaret pantalonlarla nasıl da güzel dururlar.


Share
var a2a_config = a2a_config {};
a2a_config.linkname = “moda ve sosyete”;
a2a_config.linkurl = “www.modavesosyete.blogspot.com”;

2012 SAG Ödülleri

SAG Ödüllerinde öncelikle en beğendiğim şıklıklara yer veriyorum.

Benim için gecenin en şıkı tartışmasız Givenchy elbisesiyle Zoe Saldana oldu. Elbisenin dokusunun ve renginin güzelliği bir yana içe giydiği atletle yaratılan kontrast düşünceye bayıldım. Yan yırtmacın güzelliği, etek uçlarının zenginliği ve kullandığı aksesuarlarla gecede en beğendiğim isim oldu.

Rose Byrne da Elie Saab tulumuyla bir içim su. Herşeyden önce klasik bir Elie Saab seçmemesine bayıldım. Tulum tarzıyla o denli örtüşmüş ki hayran kaldım. Birtek saçlarının kalıp gibi durması rahatsız edici olsa da o kadar şık görünüyor ki bunu gözardı edebilirim.

Natalie Portman yine çok güzel yine çok zarif. Aslında Giambattista Valli elbisenin rengi pek hoşuma gitmedi. Ama Natalie de o kadar farklı bir hava ve asil bir güzellik var ki sanırım çuval giyse bile olmuş derim. Küpeleri ve diğer aksesuarları çok hoşuma gitti.

Michelle Williams ‘ın inanılmaz sıkıcı bir tarzı var. Ama ne kadar sıkıcı olsa da hiçbir zaman kötü bir şıklık sunmuyor. Her daim düz, risksiz ama klas seçimler yapıyor. Yine alışıldık şekilde fazla esprisi olmayan bir Valentino seçmiş. Elbisenin dantel detayını ve etek uzunluğunu çok sevdim. Kullandığı her aksesuar da başarılı.

Emma Stone kırmızı halının her daim şıklarından. Bu sefer Alexander McQueen ‘den üstünde çok cici duran bir elbise seçmiş. Elbiseyi beğenmedim ama Emma Stone da harika durmuş ya önemli olan o. Yine çok başarılı bir makyaj ve saç modeliyle harika görünüyor. Ya o Alexander McQueen clutchın güzelliği ?!!

Tilda’cığım olmazsa olmaz. Bu sefer nasıl olduysa Haider ‘cığına hayır deyip bir Lanvin seçmiş. Renk çok yakışmış. Rujunun rengi elbiseyle uyum içinde. Tek sorunum elbisenin boyu. Biraz daha uzun olup ayakkabıları görünmeseydi iyi olurmuş.

Julianna Margulies ‘in Calvin Klein elbisesinin işlemelerine bayıldım. Renk yakışmış. Saçlar güzel. Hele o inci küpelere bayıldım. Çok klas bir şıklık.

Sofia Vergara ‘nın Marchesa elbisesinin rengine bayıldım. Bu tarz canlı renkler çok yakışıyor. Yine dekolte kesiminde sorunlar olsa da eteğin dökülüşüne ve renge bayıldım.

Ashlee Simpson ‘ı resmen tanımadım. Yok kötü anlamda demiyorum 🙂 Kendisini ilk kez bu kadar şık görüyorum. Tam bir jazz dönemi şıklığı sunmuş. Saçlarına ve makyajı harika. Elbisenin tül detayı ise nefis.

Ve gelelim ehhh işte dediklerime ve hiiiç beğenmediklerime ;

Angelina Jolie ‘nin omuzları çok çirkin görünüyor. Elbisenin boyun kesimi de bu görüntüye hiç yardımcı olmuyor. Sanki iskeleti giydirmişler gibi bir görüntü var ortada. Jenny Packham elbisenin kumaşını da sevmedim. Benim için sadece yüzü ve gülümsemesi güzel bir kadın o kadar.

Shailene Woodley ‘in hangi akla hizmet böyle bir elbise seçtiğini bilemiyorum. Ama işte bazı elbiseler kırmızı halılık değildir. Tıpkı bu L’Wren Scott elbise gibi. Ne rengini, ne kesimini hiçbir şeyi beğenmedim.

Bu kadar koyu ten rengine sahip olanların beyazdan uzak durması gerektiğini düşünüyorum. Renk resmen üstünde patlamış. Marchesa elbisesinin işlerini ve dekolte kesimi de bir o kadar korkunç.

Glenn Close bence Zac Posen kesime boşversin ve Armani Privé‘lerine devam etsin. Elbisenin kesimi ne yaşına ne de tarzına gitmiş.

Amber Heard da bir Zac Posen seçmiş. Elbisenin üst bölgesi sanki fazlasıyla sıkmış da kıpırdıyamıyor gibi bir görüntü vermiş.

Emily Blunt ‘ın Oscar de la Renta elbisesi yanlış rengin kurbanı olmuş. Üstelik saçları da bir tuhaf. Bu sefer olmamış ne yazık ki.

Lea Michele, Atelier Versace elbisesiyle ne şık ne de kötü görünenlerden. Kendisini nereye koyacağımı şaşırdım. Yürürken elbisenin derin yırtmacı çok güzel kareler vermiş. Ama durduğu vakit elbisenin kumaş fazlalığı göz yorucu. Zayıf olsa da bacakları epey kalın görünüyor. Kısaca bu elbiseyi Lea Michele ‘a yakıştırmadım.


Share
var a2a_config = a2a_config {};
a2a_config.linkname = “moda ve sosyete”;
a2a_config.linkurl = “www.modavesosyete.blogspot.com”;

LOUIS VUITTON ‘dan DEFİLE GİBİ AÇILIŞ

Louis Vuitton ‘un Roma mağaza açılışı tek kelimeyle 2012 İlkbahar-Yaz sezon defilesi gibi. Birçok ünlü sima LV ‘nin en güzel ve en gözde kıyafetleriyle görünmenin mutluluğu içinde. Bakalım kimler nasılmış ;

Cate Blanchett ‘i ne kadar beğendiğimi bilirsiniz. Ama kendisinin bir LV kadını olmadığını düşünüyorum. Evet giydikleri yakışıyor ama hep bir şeyler eksik. Mesela bu kıyafetle o toz pembesi ayakkabılar ne alaka diyorum.

Ve karşımızda o çok çekiştirdiğimiz 61 bin dolarlık LV elbise. Giyen şanslı ise Caroline Seiber. Tabi ki Caroline bu elbiseyi satın almamıştır. LV bu elbiseyi Caroline Seiber ‘in giymesini istemiş. Giyildikten ve göründükten sonra hepsi iade ediliyor. Füme Guiseppe Zanotti ‘lerini sevdim. Ama böylesi tüllü ve işli bir elbiseye süeti yakıştıramadım. Saten ya da deri ince bantlı dekolte bir stiletto ile çok daha iyi olabilirdi. LV box çantasına bayıldım.

Anna dello Russo açılışa ve kokteyle 2 farklı LV ile katılmış. İkiside birbirinden güzel ve ikisini de son derece güzel taşımış. Üstünde ki süslemeler 61 bin dolarlık elbiseyle aynı olduğuna göre bu eteğin fiyatını da az aşağı yukarı tahmin edebiliyorum. Eteğin üstüne aynı LV defilede ki gibi beyaz LV bluz giymiş. Kıyafetine kendinden bir yorum katmadığına şaşırdım doğrusu. Şu zaman zaman taktığı tacı başkası taksa popomla gülerim ama Anna ‘da o kadar farklı ve tamamlayıcı görünüyor ki sadece hayran hayran bakakalıyorum.

Natalia Vodianova ‘da beyaz renk bir başka güzel duruyor. Boşandığı kocası hem asil hem de İngiltere ‘nin en zengin ailelerinden birinin oğluydu. Onu bırak ve şimdi de LVMH Grupun sahibi Bernard Arnault ‘un oğlu Antoine Arnault ile sevgili ol. Anlaşılan Natalia ‘nın Eros ‘u oku nereye atacağını iyi biliyor 🙂

Clarins kardeşleri bu sefer beğendim. Zaten ne zaman yumuşak tonlar seçseler beğeniyorum. Ten ve saçlarına bu renkler çok yakışıyor. Ordan burdan ne bulsalar almışlar gibi bir görüntüleri olsa da genel olarak gayet güzel ve şıklar.

Eliana Miglio ‘da LV yaz koleksiyonu içinde. Bana göre bu koleksiyonu her yaştan kadın giymemeli. Daha genç neslin tercih etmesi gerekiyor. Elbise şahane ama giyenle uyum sıfır.

Catherine Deneuve yine çok şık yine çok güzel.

Margherita Missoni elbette kendi markasından bir kıyafetle. Renkler çok hoşuma gitti de o hırkasının düğmeleri nedir Allah aşkına. Hayır bu yeni bir modada benmi bilmiyorum acaba.

Sveva Alviti LV fetiş koleksiyonunu tercih etmiş. Çok güzel ve çok şık görünüyor ama ilkbahar-yaz seçenlerin yanında demode kalmaktan kurtulamamış.

Margareth Made gecenin en zarif simalarından. Çok güzel olmasının yanısıra çok da asil görünüyor. Beğendim.

Marta Gastini de birşeyler yanlış ya da eksik. Kollar kapalı olduğundan bu etek çorap istiyorum diyor. Etekle ayakkabı uyumsuzluğuda ayrı bir sorun.

Lauren Santo Domingo çok hoş. Renk çok yakışmış. Saçları ve kırmızı rujuyla harika görünüyor.

Alessia Piovan da fetis demiş. LV bootielerine bayıldım.

Bu kadının 61 yaşında olduğunu söylesem inanır mısınız ? Isabel Preysler. Kendisi Enrique Iglesias ‘ın annesi olur ve İspanya ‘nın en sosyetik simalarından biridir. Her zaman ki gibi yine çok güzel ve çok zarif.

Bence davetin hem en güzeli hem de en şıkı Giulia Bevilacqua ‘dır. Saçlarının modeline ve güzelliğine hayran kaldım. Ama hem güzel olup hem de şık olmanın verdiği keyif bambaşka. Marta Gastini ‘nin yaptığı hatayı yapmamış ve siyah çorap giyerek kıyafete inanılmaz bir devamlılık kazandırmış. Böylelikle eteğin sıradışı doku ve rengini de ön plana çıkarmış. Güzelliği ve şıklığı nefesimi kesti.

Chiara Ferragni çok güzel bir kadın. Ama eskiden daha şıktı. Ünlü oldukça giydiklerini beğenmez oldum. Kıyafeti kötü diyemem ama çok da beğenmedim açıkçası.

Camilla Filippi çok şeker görünüyor öyle değil mi ? Seçtiği botlarla kıyafeti tam bir uyum içinde.

Açılışa bizden kimsenin davet edilmemesi ilginç. Belki olmuştur da ben bilmiyorum. Gözlerim yine bir Tuba Ünsal ‘ı Feryal Gülman ‘ı aramadı değil.


Share
var a2a_config = a2a_config {};
a2a_config.linkname = “moda ve sosyete”;
a2a_config.linkurl = “www.modavesosyete.blogspot.com”;

Topshop SS12 Lookbook

Cesur desenler, surf etkileri,metalik parıltılar, pasteller.. bu yaz bizi Topshop’ta bekler.
Bold prints, surfy touches, sparkly metallics, pastels.. all waiting for us this summer at Topshop.

Meraklısına IFW’12 takvimi

Biraz da Çocuk Modası Diyor ve Sözü Ayça’ma Veriyorum :)

&nbsp

Herkese merhaba 🙂 Annem dedi ki benim gardrobumu çok merak ediyormuşsunuz. O bu paylaşım konusunda çok uyuzdur ama benim için nooo problem 🙂

27 aylık bir genç kız adayıyım ve şimdiden giyim kuşama karşı özel bir ilgi ve alakam var. Çok şükür anişkomla zevklerimiz tutuyor. Her ne kadar hala onun istediği gibi giyinmek zorunda kalsam da en azından kendi kıyafetlerimi seçebilecek özgürlüğü tanıyorlar. Açıyorum gardrobumu ne istiyorsam onu seçip giyiyorum. Ha ben kendi kendime henüz çorabımı bile giyemiyorum orası ayrı 🙂

Favori mağazalarım Harvey Nichols Kids, İstinye Park Ralph Lauren ve tüm Burberry Children mağazaları. Hele annem diyorki Harvey Nichols Kids ‘te hafif çaplı bir kendimde geçme yaşıyormuşum.



1.Gap, 2.Zara, 3.Bonpoint, 4.Mothercare, 5.Ralph Lauren, 6.Blumarine, 7.Gap, 8.Jujube, 9.Paul&Joe

En çok elbiselerimi seviyorum. Özellikle düz renkli olacaklar. Annemin bir takıntısı var ki o da siyah rengi bebek ve çocuklarda sevmemesi. Şu ana kadar siyah bir tokam bile olmadı. Fazla cafcaflı ve karışık desenleri sevmiyorum. Açık tenli, sarışınca ve mavi gözlü olduğumdan annem diyor ki lacivert,mavi,gri ve beyaz bana en çok yakışan renklermiş. O diyorsa vardır bir bildiği diyorum ve haddimi bilip konuyu fazla kurcalamıyorum.

Elbiselerde favori markalarım Gap,Bonpoint,Zara,Mothercare,Ralph Lauren ve Blumarine. Elbise çok kalınsa içine birşey giymiyorum. Ama ince trikodansa o zaman balıkçı t-shirtlerle giymek en iyisi. Elbiselerimin üstüne hırka giymeyi çok seviyorum. Hırkalarda favori markalarım Ralph Lauren,Gap ve Zara. Gap ‘in bazen erkek bölümünden de alışveriş yapıyoruz. Erkek koleksiyonunda daha kalın triko çalışıyorlar ve desenleri çok cezbedici oluyor.

Külotlu çoraplarda her zaman Mothercare ve Bonpoint seçiliyor. Yün kalitesi daha iyiymiş ve yıkandıkça çekmiyormuş.


1.Ralph Lauren, 2.Burberry, 3.Bluekey

Genelde palto çok severim. Zara ‘nın paltoları harika. Montlarda ise uzun olup popoşumu örttüğü için Bluekey tercih ediliyor. Burberry ‘nin klasik Quilted ceketlerini çok seviyorum. Her sezon benimkiler mutlaka değişik renklerinden alır. Ralph Lauren ‘in birbirinden renkli montları ise şeker gibiler. Bere ve kaşkolde ise değişmez markam Burberry. Kaşmir kalitesi ve ısıtma özelliği tartışılmazmış.


1.Zara, 2.Bonpoint, 3.Ralph Lauren, 4.Gap, 5.Chicco

Zara ‘nın kalın örgüden hırkaları soğuk havalar için ideal. Gap ‘in erkek koleksiyonundan çok hırka almışızdır. Patrizia Pepe, Bonpoint ve Ralph Lauren ‘in hırkalarını da çok seviyorum. Birde genelde ev içinde havlumsu Chicco ‘nun hırkalarını giyerim. Mutlaka her sezon çıkarırlar ve her sezonda mavi ve pembesini alırız.

Evdeyken genelde Gap ‘in kurtarıcı yünlü pantalonları ve taytlarını giydiriyorlar. Hala bezli olduğumdan ve ağları geniş olduğundan rahat hareket etmemi sağladıkları gibi birde hakkaten iyi ısıtıyorlar.


1.Bonpoint, 2.Zara, 3.Gap, 4.Jacadi

Etek giymeyi daha yeni yeni sevmeye başladım. Eskiden her giydirdiklerinde çıkartmak istermişim. Ama artık büyüdüm ve bir dişi için eteğin ne denli önemli olduğunu idrak ettim. Favori markalarım yünlü eteklerde Jacadi, çiçeklilerde Bonpoint, jeande Gap ve Zara ‘nın modelleri.

T-shirtte şu aralar Jacadi ‘nin modelleri ideal. Hem penyesi kalın hemde balıkçı modelleri birbirinden güzel. Bir elbise altına giydiğinde potluk yapmamaları da Jacadi sevmemizin bir diğer sebebi. Birde Petit Bateau marka t-shirtlerin pamuk kalitesi çok iyiymiş. Türkiye ‘de ki mağazalarını kapattılar ama çok şükür Joker mağazalarında satılıyor.

Ayakkabı konusuna gelirsek bildiğiniz gibi annem tam bir ayakkabı canavarıdır. Doğal olarak ayakkabıları sevmeme ihtimalim çok düşüktü. Küçülmüş ayakkabılarımı toplarken ortaya ilk resimde gördüğünüz gibi bir tablo çıkmıştı. Şimdi bunlar doğuda ihtiyacı olan kardeşlerimin ayağında olacaklar. Yazları Zara ‘nın sandaletlerini çok seviyorum. Kışları ise Striderite ve Bonpoint ‘ın simli ayakkabıları çok şık oluyor. Şu aralar en çok kullandıklarım lacivert Garwalin ve Bonpoint‘larım. Çizme hele hele içi kürklü olan botları giymeyi hiç sevmiyorum. Arada annemin topuklularına da sarkıyorum. Hatta 15 cmlik Louboutin’lerle ilk ısınma turlarımı bile yapmış bulunmaktayım 🙂


Uyku işine gelirsek annem en çok Mothercare ‘in polyester ve pamuklu uyku tulumlarını seviyor. Ben de içlerinde çok rahat ediyorum. Gap ‘in neden ısrarla kapşonlu modeller çıkardığını anlayamıyorum. Model olarak çok beğendiklerim olsada kapşonlu olduklarından uyurken çok rahatsız ediciler. Tulumlarımın içine yine Mothercare ‘in klasik pamuklu uzun kollu çıtçıtlılarından severim. Annem geçenlerde e-bebek ‘te yorgan kalınlığında bir tulum bulmuş. Ve sadece bir tane aldığına çok pişman. Üstümde yorgan sevmediğimden tek bu tulumu giyiyorum işi bitiriyorum. Annem keşke yetişkinlere de yapsalar diyor 🙂

Oyuncaklarda ise dediklerine göre tuhafmışım. Sebebi ise bebekleri oldum olası sevmemem. Varsa yoksa ahşap puzzle’lar, boyama kitapları ve arabalar. Gerçekte kuzu olupta aydede dediğim bir peluş oyuncağım ve Mickey Mouse ‘um var ki onlar hep yanımdadırlar. En sevdiğim mağazalar ise Nişantaşı’nda ki Yalvaç Abi ve İstinye Park Remzi Kitabevi. Büyük resimli kitaplar için Yalvaç Abi tam cennetlik. Ahşap oyuncaklarıda çok iyi. İstinye Park Remzi ‘de ise beni bıraksalar saatlerce vakit harcayabilirim. Joker mağazalarının oyuncuklarınıda severim.

Bakım kremlerimde ise doğduğumdan beri Mustela kullanıyorum. Aklınıza gelen her türlü kremim var. Özellikle banyo sonrası sürülen masaj yağına bitiyorum. Mustela ‘nın o kadar güzel bir kokusu var ki parfüm kullanmama hiç gerek kalmıyor 🙂

Evet şimdilik kış sezonu gardrobum ve yaşam stili tüyolarımdan bu kadar. Baharın gelmesiyle kışlık gardrobumun tümü çevremizde ihtiyacı olanlara ve doğuda ki kardeşlerime gidecek. Sizde bizimkiler gibi yapın ve küçülenleri evde boşu boşuna biriktirmeyin.

Yazın görüşmek üzere. Hepinizi öpüyorum 🙂



Share
var a2a_config = a2a_config {};
a2a_config.linkname = “moda ve sosyete”;
a2a_config.linkurl = “www.modavesosyete.blogspot.com”;

Bu video bünyeye iyi gelir

Biraz önce izlediğim, L’eau de Chloé ‘nin kamera arkası videosu size de iyi hissettirsin, kokusu nasıl acaba?

I hope this video making of the L’eau De Chloé makes you feel warmer, I wonder what the scent like?